Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor: Bugün Genç Olmak, Yetişkin Olmak ve Anlamaya Çalışmak
“Bizim zamanımızda böyle miydi canım?” cümlesi çoğu evde bir yerlerde dolaşıyor. Bazen bir iç çekişle, bazen şaşkınlıkla, bazen de hafif bir kaygıyla söyleniyor. Aslında bu soru, yalnızca gençlere değil; dijitalleşen dünyaya yetişmeye çalışan yetişkinlere de ait.
Sosyolog Marshall Berman’ın söylediği gibi, “katı olan her şey buharlaşıyor.” Eskiden daha sağlam, daha net sandığımız pek çok şey — eğitim yolları, meslekler, ilişkiler, yetişkinliğe geçiş — bugün daha akışkan, daha belirsiz. Gençler bu belirsizliğin ortasında büyüyor. Bu da dışarıdan bakıldığında kararsızlık, dağınıklık ya da tutarsızlık gibi görünebiliyor. Oysa çoğu zaman olan şey başka: Gençler hızla değişen bir dünyaya uyum sağlamaya çalışıyor.
Dijital dünya bu akışkanlığı iyice görünür kılıyor. Aynı anda birçok bilgiye, kimliğe ve ilişkiye temas edebilmek mümkün. Ama bunun bir bedeli de var: kalıcılık, süreklilik ve aidiyet duygusu daha zor kuruluyor. Bu durum gençleri zayıf yapmıyor; aksine sürekli ayakta kalmaya çalışan, dengede durmaya uğraşan bireyler hâline getiriyor.
Yetişkinler için zor olan kısım tam da burada başlıyor. Kendi gençlik deneyimlerinin artık geçerli olmadığı bir dünyada, çocuklarını anlamaya ve onlara eşlik etmeye çalışmak. Eskiden işe yarayan cümleler, öğütler ya da yollar bugün karşılık bulmayabiliyor.
Belki de bugün en koruyucu ebeveynlik — hatta en sağlıklı yetişkinlik — “doğru yolu göstermekten” çok, bu buharlaşan zeminde birlikte durabilmeyi içeriyor. Acele etmeden dinlemek, anlamaya çalışmak ve her şeyi hemen düzeltmeye çalışmamak.
Bu noktada dijital okuryazarlık yalnızca çocuklar için değil, yetişkinler için de önemli bir anahtar hâline geliyor. Dijital dünyayı sadece sınırlandırılması gereken bir alan olarak değil; ilişkilerin, kimliklerin ve duyguların da yaşandığı bir yer olarak düşünebilmek, evdeki çocuğu anlamayı kolaylaştırıyor.
Berman’ın işaret ettiği gibi, katı olan şeyler çözülüyor olabilir. Ama ilişki kurma, anlam arayışı ve birlikte düşünebilme hâlâ yerli yerinde duruyor. Belki de asıl mesele, eski kalıpları korumak değil; bu değişimin içinde bağ kurabilmeyi sürdürebilmek.
Okuma Önerileri
Evdeki çocuğu, genci hatta kendimizi daha iyi anlayabilmek için; özellikle ebeveynler ve yetişkinler için dijital okuryazarlık, değişen gençlik deneyimleri ve dijitalleşen dünyada kimlik üzerine düşünmeye alan açan şu kitaplar eşlik edebilir:
Byung-Chul Han – Yorgunluk Toplumu
Zygmunt Bauman – Akışkan Modernite serisi
Kristy Goodwin – Dijital Dünyada Çocuk Büyütmek
Jean M. Twenge – Ben Nesli
Jean M. Twenge – i-Nesli
Jean M Twenge- Altı Neslin Portresi
Yorumlar